Tevfik Arif savunmasını yaptı

Tevfik Arif savunmasını yaptı

11:46 19.12.2010

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının son döneminde bir süre kullandığı Savarona Yatı’na düzenlenen fuhuş baskınıyla ilgili haklarında dava açılan 6’sı tutuklu 10 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu bulunan işadamı Tevfik Arif bugünkü duruşmada savunmasını yaptı.

Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 10.30’da başlayan duruşmada kimlik tespitin ardından, Mahkeme Başkanı Mustafa Zeki Söğüt, Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameden satır başlarını okudu. Kazak işadamı Tevfik Arif, kimlik tespiti ve iddianame okunurken hazırladığı 4 sayfalık yazılı savunmaya gözattı. Bu arada duruşmayı izleyen Tevfik Arif’in ağabeyi Vakıf Arif’in gergin olduğu görüldü.

“Türküm. Savunmamı Türkçe yaparım ama kullandığım dil eski Türkçe” diyen işadamı Arif, Rusça bilen bir tercümanın da bulunmasını istedi. Savunmasına ailesinin Kazakistan’a nasıl göç ettiğini anlatmasıyla başlayan Arif, 1890’lı yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun Rusya’da baskı altındaki Türkler’i almadığını, babasının 1939’da Rusya’da askere alınan ilk Türkler’den olduğunu anlattı. 9 kardeş olduklarını söyleyen Kazak işadamı Tevfik Arif, uluslararası ekonomi okuduğunu, Ekonomi Bakanlığı’nda ekonomist olarak çalıştığını, 1987 yılında da kurduğu kendi şirketinin hızla büyüdüğünü anlattı. Maden, enerji, kimyasal sektöründe iş yaptığını ve başarılı bir işadamı olduğunu vurgulayan Arif, ailesiyle Türkiye’ye geldiğini ve 1994 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu belirtti. Ailesiyle 1994- 1995 yılında Amerika’ya gidip New York’ta önemli binalar yaptığını, önemli ortaklıklar kurduğunu kaydetti.

Oğlunun Amerikan Askeri Akademisi, kızının da Colombia Üniversitesi’ni bitirdiğini belirten Arif’e, Mahkeme Başkanı Söğüt, “Bu iddianamedeki suçlamalara gelelim, ne diyorsunuz?” diye sordu. İşadamı Arif, “Bu suçlamaları kabul etmiyorum, hepsi hayal ürünüdür” dedi.

Söz alan Tevfik Arif’in avukatı Süleyman Çalıkuşu, savcılık iddianamesinin son sayfasında kalın harflerle yazılan, “İşadamlarını çağırıp partiler düzenliyor, yarar sağlıyor” vurgusuna dikkat çekti ve mahkeme heyetinden bu sorunun müvekkili Tevfik Arif’e sorulmasını istedi.

Savarona’da yaşanan olayın tam olarak anlaşılmadığını, kimlerin orada olduğunun açık olduğunu söyleyen Arif, zaman zaman Rus tercümandan yardım alarak yaptığı savunmada, kendisinin Rus okullarında okuduğunu, Rusça’yı iyi bildiğini, eski arkadaşları ile iletişimde olmasının normal olduğunu söyledi. Arif, “Bir arkadaşım eşiyle geldi. Burada 8 kişi 3 gün sorgulamaya tabi tutuldu, şüpheli olsalardı serbest kalırlar mıydı? Bunu anlamak gerek. Ben dinlemeyle yapılan iddiaları kabul etmiyorum. Ben özellikle kurgulamak isteseydim bu şekilde kurgulayamazdım. Allah yardımcımız oldu ki orada kişiler ‘Bir an önce serbest kalalım’ diye yanlış ifade vermek zorunda kalmadı. Kültür farklılığı ve bakış açılarını anlayamıyorum” dedi.

Kendisiyle birlikte yargılananlardan Gündüz Akdeniz’i tanıdığını söyleyen işadamı Tevfik Arif, “O temiz bir insandır, sokaktaki kedi, köpeklere bile bakar. Buradaki insanlar temiz ve saygılı insanlar” diye konuştu.

Arif’in avukatı Çalıkuşu, mahkeme heyetine müvekkilinin sosyal hayatını ve ailesini anlatan bazı fotoğrafları sundu. Mahkeme heyeti daha sonra Musa Çelik’e savunma için söz verdi.

©today-news.press